Merhaba Sevgili Okur 🙂
Bazı hareketler tüm dünyada aynı anlama gelir. Bunlardan bir tanesi, kendimin olduğu fotoğraflarda bol bol kullandığım, “tek kelime etmeden sevgiyi, özlemi, minneti, karşısındakine verdiği değeri anlatma yolu” olan KUCAKLAMA. Bu yazımda fotoğraflarla bir yolculuğa çıkacağız, ülkemin ve dünyanın farklı yerlerine giderek kucaklama temalı fotoğraflarla gezeceğiz 🙂

♥♥♥

slepping-at-snow-1

Yeniköy – Saimbeyli – Adana – Türkiye

Soğuğu ve karı çok seven birisiyim 🙂 Bunun nedeni Toroslarda (1700 m) büyümüş, karın gerçekten tadını çıkarmış olduğum bir çocuğumun olması ve lise – üniversite  boyunca Adana’da yaşadığım için sıcağa karşı bende bir bunaltı ve tiksinti oluşmasından dolayı. Bu resimde çocukluğa olan özlemime kucak açtım 🙂

_MG_4921-1-2

Oymapınar Barajı – Manavgat – Antalya – Türkiye

Tekrar çocuklukla devam edelim, hayatımın en güzel yıllarıydı o zamanlar. Kendimi hep bir köprü neslin üyesi diye tanıtmışımdır. Havanın kararmasıyla eve gelmeyen, tüm mahalle çocuklarının bir araya gelip söbe oynadığımız zamanlar. Köyüm milli parkın yanındaydı, kanyon ve kocaman dağlara sahipti. Bu resimde hep hayranlıkla baktığım dağlara kucak açıyorum 🙂

_MG_4882-1

Belek – Antalya – Türkiye

Adım Musa, büyük büyük dedemin adını vermişler bana. Yüküm büyük, kocaman “Bektaş” sülalesinin varisi gibi bir şey 😀 Musa peygamberin Ölüdeniz’i asasıyla açıp geçtiğinden dolayı “sudan gelen” anlamına gelmekte. Burada ismime ve sevgili Musa dedeme kucak açıyorum 🙂

_MG_6624-1

Zakopane – Polonya

En çokta yüksekleri severim 🙂 kuşları hep hayranlıkla seyredip ve uçma yeteneğine sahip olmak için varımı yoğumu vermeye hazırdım küçükken. Yükseklik (aslında aşağı düşme) fobim değil de hobim vardı 😀 Burası Polonya’nın en yüksek sıradağlarının bulunduğu Zakopane, sanki tüm Polonya ayaklarımın altında gibi 🙂 Hayalim bir gün dünyanın çatısı Tibet’e gitmek 🙂 Bu kucağı kuşlara açıyorum, özellikle penguenlere 😀 malum kuş oldukları halde uçamayan bir kuş penguenler!

IMG_4480-1

Denizli -Türkiye

Nazım hikmet ne kadar güzel söylemiş “Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine.” 🙂 Noel ağacı olarak bilinen geleneğin yaratıcısı bir toplumdan rant – para için ellerinden gelse tek bir ağaç bile kalmayacak şekilde bir kıyım için hazır olda bekleyen bir topluma … Bu kucağımı ağaçlara açıyorum 🙂

IMG_4597-1

Salda Gölü – Yeşilova – Burdur – Türkiye

Böyle otların arasından tesadüfen keşfettiğim güzel bir teknik ve resim oldu. Engeller değil midir bize hep iyiyi yapmaya teşvik eden, karşı çıkanlar sayesinde güzel şeyler başarmış o kadar insan varken. Bu kucağımı her şeye rağmen dünyadaki iyi insanlara açıyorum 🙂

IMG_9048-1

Adalar – İstanbul – Türkiye

Adana’da yaşamanın bir başka yan etkisi ise apartman binaları nefret derecesinde hiç sevmeyişim. Bende hep yaratıcılıktan, duygudan yoksun, yapay ve yabancı ilişkilerin, insanların üst üste yaşadığı tam bir emperyalist mimari olarak görüyorum. Bu kucağımı apartman olmayan bir dünyaya açıyorum 🙂

me-and-prag-1

Prag – Çek Cumhuriyeti

Evet itiraf ediyorum, ne kadar Nazım “En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız” dese de, bu zamana kadar en güzel zamanımı Nazım’ın Vera’ya aşık olduğu Prag’ta geçirdim 🙂 Bu kucağımı Prag’a açıyorum 🙂

_MG_4757-Pano-1

Münih – Almanya

O zaman hayallerle bitirelim yazımızı. Bu kucağımı hayallere, hayal kurmaya açıyorum 🙂 Gülmeyi ve hayal kurmayı ihmal etmeyin, zira Charlie Chaplin’in dediği gibi “Hayatta en çok boşa harcanan gün, gülmediğiniz gündür” ve  diğer rehber aldığım söz ise”Hayalsiz insan kanatsız kuşa benzer.” Sevgiyle kalın 🙂

©bektashmusa – mart 2016, antalya – türkiye