[:tr]

Merhaba Sevgili Okurum 🙂
Yazıma sevgili Mine Söğüt‘ün sözlerinin rehberliğiyle giriş yapmak istiyorum. ‘Bir sokağı ismini hiç bilmeden sadece görüntüsüyle tanırsanız size başka bir şey anlatır; sadece ismini bilirseniz başka bir şey. Bazen iki bilgi sarmaşık olur bambaşka bir öykü doğurur. Tüm sokaklar enin sonunda isimlerine benzer.

1968 İstanbul doğumlu Mine Söğüt, Kadıköy Kız Lisesini bitirdiği yıl olan 1985 yılında babasını kaybetti ve İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı. 1990 yılında gazeteciliğe adım atan Söğüt, Haberci televizyon belgeselinin metin yazarlığı ve ardından Öküz dergisinde yazmaya başladı. 2013 yılından beri ise Cumhuriyet Gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

IMG_1623

Ahududu yada yeni ismiyle Sadri Alışık sokağının girişi

Bu ufak wiki bilgisinden sonra sokağımızı yazarın gözünden gezmeye başlayabiliriz 🙂 Taksim taraflarından gelecek olursanız eğer nazar boncuklu Atıf Yılmaz sokağının karşısında Yeşilçamın efsanelerinden Sadri Alışık‘ın ismi eski adı Ahududu olan sokağa verilir. Bir otelin önüne kaldırıma oturuyorum ve başlıyorum sokağı okumaya. Sokağın girişindeki döner dükkanlarından gelen koku, hemen az ilerde sokak başında bekleyen kolu sargılı dayı, polis arabası, oteller ve son olarakta balata kokusundan sonra yazarın tarif ettiği Ahududu Sokağında olduğum konusunda aklımda en ufak bir soru işareti dahi kalmıyor.

IMG_1629

Sadri Alışık (Ahududu) sokağının sonu.

Yazarın tavsiyesi üzerine bu sokağı hem gündüz hemde gece ziyaret ettim. Gündüz her çeşit insanın geçtiği bu sokak gece saatlerinde bambaşka bir hal alıyordu. Gün boyu farklı farklı insanları ve kokuları misafir eden sokağın gece boyunca tek hakimi ‘suç’ kokusu oluveriyordu. Kadınların, çocukların, kadınadamların birebir dahil olduğu ve sokaktan geçenlerin bu dahil oluşa bile bile sessiz kalmasından dolayı insanlığın suçu.

Bir süre kitapta anlatılanların şaşkınlığı içerisinde kendime gelemeden öylece sokağı seyrettim. Sokak gündüz ve gece kılık değiştiriyordu sanki. Sinderella sihrin bozulacağı, Gil Pinder kendisini altın çağına götürecek olan arabanın geleceği gece yarısı saatini bekler gibi Ahududu Sokağı da değişim için bugün ve yarının buluşup artık dün ve bugün diye anılacağı o anı bekliyordu. Az ilerde o kadar gerçekçi ki aldanıp az kalsın sesleneyazdığım güvercinlerin bu güzel evde tünemelerine ve tüm gece boyunca sokaktakilere tanık olmayacaklarını düşünüyor ve kendimi avutuyordum ki, güvercinlerin sadece maket olduğunu anladığımda tüm düşüncelerim onların yerine kanat çırpmadan öylece uçup gitti.
IMG_1625

Bu güzel, balkonu çiçek ve bitkilerle, duvarları maskelerle dolu olan evi geçtikten sonra az ilerde sol tarafta bir otopark var. Otoparktan sonrada aşağı eğimli olarak sokak başka bir sokağın ortasına bıçak gibi saplanarak bitiyor. Sokağın sonundaki duvarda adının verildiği Sadri Alışık kendine özgü şekilde komşu sokaktan gelecek olan ziyaretçileri kendine çekmek veya nerede olduklarını göstermek amacıyla selamlıyor. Davete uyanları ucu görünmeyen ufak yokuşun yıldırması pek olağandır 😀 Ama ucu hayata, sürprizlere çıkıyor 😉
Başka bir sokakta görüşmek üzere 🙂
IMG_1632

NOT: 28 Haziran İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısı ve Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla biraz ara vermiştim. Ve saldırının olduğu günden bir gün önce sevgili Naz Eray’dan Şişhane Yokuşu için yazdığım yazıdan dolayı şu güzel mesajı paylaşmak isterim 🙂
nazlı eray

©bektashmusa – temmuz 2016 – istanbul, türkiye

[:en]

Merhaba Sevgili Okurum 🙂
Yazıma sevgili Mine Söğüt‘ün sözlerinin rehberliğiyle giriş yapmak istiyorum. ‘Bir sokağı ismini hiç bilmeden sadece görüntüsüyle tanırsanız size başka bir şey anlatır; sadece ismini bilirseniz başka bir şey. Bazen iki bilgi sarmaşık olur bambaşka bir öykü doğurur. Tüm sokaklar enin sonunda isimlerine benzer.

1968 İstanbul doğumlu Mine Söğüt, Kadıköy Kız Lisesini bitirdiği yıl olan 1985 yılında babasını kaybetti ve İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı. 1990 yılında gazeteciliğe adım atan Söğüt, Haberci televizyon belgeselinin metin yazarlığı ve ardından Öküz dergisinde yazmaya başladı. 2013 yılından beri ise Cumhuriyet Gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

Bu ufak wiki bilgisinden sonra sokağımızı yazarın gözünden gezmeye başlayalım 🙂 Taksim taraflarına yakın olacak şekilde nazar boncuklu Atıf Yılmaz sokağının karşısında Yeşilçam’ın efsanelerinden birinin ismi verilmiştir; Sadri Alışık. İşte bu sokağın eski ismi Ahududu Sokağı imiş. Bir otelin önüne kaldırımlara oturuyorum ve başlıyorum okumaya. Sokağın girişindeki döner dükkanlarından gelen koku, hemen az ilerde sokak başında bekleyen kolu sargılı dayı, polis arabası, oteller ve sonunda balata kokusunu duyduktan sonra yazarın tarif ettiği Ahududu Sokağında olduğumu hissediyorum.

Yazarın tavsiyesi üzerine bu sokağı hem gündüz hemde gece ziyaret ettim. Gündüz her çeşit insanların geçtiği bu sokak gece saatlerinde başka bir hal alıyordu.

[:]