Merhaba Sevgili Okur 🙂
Yazılarını büyük bir zevkle okuduğum ve saygı duyduğum bir kaç gazeteciden biri Yılmaz Özdil. Bu yazımda sonunda okumayı bitirdiğim ilk Yılmaz Özdil kitabı Kadın‘dan bahsedeceğim. O zaman Hans Zimmer ve muhteşem sesiyle Lisa Gerrad’de kulak verelim 🙂
[soundcloud url=”https://api.soundcloud.com/tracks/36034957″ params=”color=ff5500&auto_play=false&hide_related=false&show_comments=false&show_user=false&show_reposts=false” width=”100%” height=”95″ iframe=”true” /]

♥♥♥

Yaklaşık 30 yıla yakın farklı gazetelerde muhabirlik, yayın müdürlüğü ve köşe yazarlığı yapan Yılmaz Özdil‘in kuşkusuz en sevdiğim özelliği gerçekleri tüm çıplaklığıyla bir bilim adamı edasıyla araştırıp, belgelere dayandırarak yazmasıdır. Hiç sıkmayan, akıcı ve sade bir dili olan Özdil yazılarında çoğu zaman doğru bilinen yanlışlara da değinmeden geçmiyor.

Bir kitabın kendini okutması, satması arka kapağında yer alan yazıya bağlıdır kitap hakkında hiç bir bilgisi olmayan kimseler için. Kadın‘ın arka kapağında yer alan şu cümleler kitap hakkında epey bir fikir vermekte aslında okura;

Eşit eğitim hakkı
1924

Eşit birey hakkı
1926

Eşit seçme seçilme hakkı
1934

Kadın erkek eşitliği fıtrata ters
kürtaj olma
sezaryen yaptırma
en az üç doğur
hamileysen sokağa çıkma
kahkaha atma
bankta kızlı erkekli oturma
talibin çıkarsa seçici olma
haddini bil
itaat et
okuma
düşünme
sus!
2015

Kitap, kadın hakkında her şeye odaklanmış. Kadınların çilesi, hak arayışı, mücadelesinin yanında memleketin hali, hak – hukuk, özgürlük, demokrasi gibi toplumsal konuların hemen hepsine değiniyor. Kitabı bitirdiğinizde aslında ülke insanının yönetiliş tarzı kafanızda şekilleniyor. Kitapta yer alan bir çok yazı aslında Yılmaz Özdil‘in köşe yazılarından oluşmakla birlikte yazar, yazılar olayların gidişatına göre güncellenmiş.

Çok keyif alarak okuduğum fakat çoğu zaman yüreğimin bir anda on sayfadan fazla okumaya dayanamadığı bir kitap oldu. Zira kitaptaki hikayeler gerçekten yürek burkan tiplerden. Hani derler ya gerçekler acıdır, diye öyle bir şey bu. Umut ediyorum ki, kitapta anlatılanlar hala gözlerimiz önüne yaşanıyor olmasına rağmen, bir daha tekrarlanması dileğiyle.

©bektashmusa – nisan, 2016 – adana, türkiye