Merhaba Sevgili Okur 🙂
İzmir’den sonra ikinci durağım Muğla, birazda şans eseri ve son dakikada bulduğum blablacar’dan Sezai ağabeyle bağlantıya geçip eğlenceli iki saatlik yolculuktan sonra üniversitesininde bulunduğu önceden malum köy şimdi ise Muğla merkeze kafa tutacak büyüklükteki Kötekli’de indim.

♥♥♥

Bodrum, Fethiye ve Marmaris gibi ilçelerinin daha popüler olduğu Muğla birazda denizden uzak olmasından dolayı biraz küçük bir şehir görüntüsü çiziyor ziyaretçilerine. Önceden Ankara Üniversitesine bağlı olarak çalışmalarına başlayan üniversite, iş adamı Sıtkı Koçman’ın mali destekleriyle bir çok fakülteyi bünyesinde barındıran üniversite sayesinde esnafın ana geçim kaynağı öğrenciler olmuş.
muğla-sıtkı-koçma-üniversitesi
Üniversitenin logosu gibi tasarlanmış girişi 🙂

Şehir insanlarıyla güzeldir; buraya gelmemdeki asıl sebep liseden mezun olduktan sonra işte Antalya, Prag gibi memleketten uzakta görüşme imkanı bulduğum dostum Özgür ve sınıfımız neşesi 😀 Murathan ile Mertcan’ı ziyaret etmekti.
akyaka-arkadaşlar
Dostlar 🙂

Bir inşaat canavarıdır Kötekli’yi yeyip bitirmekte. Eskiden köy şimdi ise neye benzediği konusunda kararsız kaldığım, dersliklere ulaşmak için çıkılan yokuş dersleri geçmek için sarfedilen emeğe neredeyse eşdeğer gibime geldi onca zorlu hocanın hikayesini dinledikten sonra 😀 Üniversitesinin Kampüsü arkasını kentin ciğerlerini oluşturan ve şükür ki aralarına olası bir yangın faciasına müdahale için yapılmış yolların bulunduğu ormana vermiş ve içesinde kuşların çoğunlukta olduğu ufak bir hayvanat bahçesi bile mevcut.
kötekli
Üniversiteden Kötekli’nin görünüşü

Bir iki gün sohbet muhabbet, eski günlerin kulağını çınlatarak, yeni ve güzel dostluklar edinerek geçirdikten sonra aklıma geldikçe içimi adrenalin kaplayan ve hayallerimden biri olan Fethiye Babadağ’da yamaç paraşütü yapma fikri ile bir an olsun heyecanlandık fakat hava şartlarından dolayı başka bir bahara erteledik ama en kısa sürede 2000 metreden Ölüdeniz’e uçmak için fırsatları kollayacağız tabii ! Şaka maka insanın aklına Babadağ’dan uçup denize düşenler yüzünden mi Ölüdeniz dediler diye gelmiyor değil :D, ama Ölüdeniz’in kendi hikayesi var ve Allah’tan düşündüğüm gibi değil !
akyaka-bot-tur

Şöyle önünüzde masmavi deniz, arkanızda yemyeşil ağaçlarıyla sakin, pek turistin olmadığı bir yer arıyorsanız o zaman Akyaka’ya kesin uğramalısınız 😉 Son zamanlara ünlülerin tatil durağı haline gelmiş olan bu kırmızı çatısı, Muğla’ya özgü bacaları ve ahşaptan evleriyle saklı bir cennet desem yeridir 🙂
_MG_4245-1
İmar kurallarına göre Akyaka’daki evlerin genel görünümü

Akyaka’ya otostop çekerek ulaşmak mümkün fakat 4.5 lira ödeyip böyle zahmetlere girmek istemiyorum derseniz orası başka 😀  Benim aklıma bisiklet seçeneği geldi ama giderken çok kolay fakat dönüşte yokuş olacağı için epey bir sıkıntı, bir arabaya atlayıp gitmek en iyisi 😉 Bisiklet severlerin hevesini kursağında bırakmadan Akyaka’da bisiklet kiralanacak yerlerin olduğunu da ekleyeyim. Yiyecek seçeneği olarak balık ekmekleri güzel <3
akyaka-bisiklet

Doğal koyları, masmavi suyuyla kamp yapma imkanı da sunan Akyaka’da kesinlikle gün batımını izlemeden dönmeyin. Para, rant yüzünden memleketimin bu güzel köşesinde yangınların çıkarılmaması dileğimizle Akyaka’dan ayrıldık, yarım günümü daha Muğla’da geçirdikten sonra bir sonraki durak için ayrılmak veda zamanı.
akyaka-manzara
İskeleden Saklı Cennet Akyaka’nın görünümü 🙂

©bektashmusa – mart 2016, antalya – türkiye