Merhaba Sevgili Okurum 🙂
İnsanlığı, hayata bakış açısı, fikirleri, şiirleri, hikayeleri, kitapları, oyuncak müzesi, TV programları ve daha neler neleriyle hayran olduğum bir insan; Sunay Akın 🙂 Bu zamana kadar katıldığı bir çok TV programını ve kendi yaptığı programları izledim. Tüm bu kadar birikimi burada paylaşmak istedim 🙂

♥♥♥

Efenim, sevgili Sunay Akın 12 Eylül’de Maçka, Trabzon’da dünyaya gelir ve doğum günü darbe tarihine denk geldiği için 18 yaşından beri kutlamaz. Kendisine yakıştırılan unvanları değil, okur-yazar olarak anılmayı tercih eder. Çocuklara olan sevgisinden ve bir çocukluk hayalini baba yadigarı evinde 23 Nisan 2005 yılında Oyuncak Müzesini  ziyaretçilerine açarak gerçekleştirir. Çocukluğuyla ilgili en çok annesinin kendisine bayramlıkları giydirip kitap almaya gittiği zamanları ve İstanbul’u ilk ziyaretlerinde babasıyla birlikte Arkeoloji Müzesini ziyaret ederler.

Bir terzi çocuğudur Sunay Akın, hayatında ilk ve tek defaya mahsus olarak bir kitabı yırtmıştır. Nedeni basit, kahramanlardan bahseden kitapta babasına yer verilmemiştir çünkü. Önceden en güzel kızlarla terziler evlenirmiş, işte Sunay Akın‘ın babası Tuncay beyde Maçka’nın en güzel kızıyla evlenir ve Sunay Akın kendisini bir genç kızın getirdiği kumaştan Terzi Tuncay beyin yaptığı ceketin ortanca düğmesi olduğunu söyler. Çocukluğu hep hayal kurmakla ve oyunlar oynamakla geçer, çok defa çocuk ruh doktorunun karşısında bulmuştur kendisini bu hayalperestliğinden dolayı 😀

sunay akın makiler şiiiri
İlk şiirini bir boş askıya yazmış ve ‘üşümüyor musun?‘ diye sormuştur. İlk şiir kitabı Makiler‘dir ve ismini Cemal Süreya gibi bir şair koymuştur. İstanbul Üniversitesi Coğrafya bölümünden mezun olan Sunay Akın, web sitesindeki şu sözcükleri çok hoşuma gitti. “Üniversite yıllarında, Cağaloğlu yokuşunu çıkan şairlerin ve yazarların iki, üç adım arkasından yürüdüm; sohbetlerinden yere düşen sözcükleri toplamak için.

Bir İstanbul aşığı olan Sunay Akın, kendisini bir devrik Cumhurbaşkanı olarak tanımlamaktadır, zira Kız Kulesinde Şiir Cumhuriyetini ilan etmiştir fakat belediyenin Kız Kulesi gibi tarihi bir yapıyı 900 m2’lik inşaat alanı olarak görüp restoran yapınca kurduğu Cumhuriyetinden olmuştur.

Tek emelinin bilgiyi gelecek nesillere taşımak olduğunu her konuşmasında dile getiren Sunay Akın, bu ışığı taşıyan elin kim olduğu önemli değil, önemli olan ışığın aktarılması olduğuna vurgu yapar. Müzelerin bir milletin hafıza olduğunu, bu kadar bilgiyi, hikayeyi nereden buluyorsunuz sorusuna  “Eee bunlar zaten var, ben sadece açığa çıkartıyorum demiştir 🙂

Kendisini ülkesine ve insanlarına adayan Sunay Akın, biz gençlere hep okumamızı, kendimizi geliştirmemizi öğütlüyor. Eğer Atalarımızı, geçmişimizi ne kadar iyi tanırsak, kendimizi bilgiyle donatırsak Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine erişmek hiçte hayal değil. Başta twitter olmak üzere tüm sosyal medya sitelerinden yakından takip ettiğim Sunay Akın‘ı, arkadaşlarıma Oyuncak Müzesini ziyaret etmelerini önererek ve tüm kitaplarını alıp, okuyarak-okutarak destek olmaya çalışacağım 🙂 Bir gün Sunay Akın ile tanışmak en büyük hayallerimden bir tanesi 😉

©bektashmusa – haziran, 2016 – istanbul, türkiye