Haziran 2019 Raporu

Haziran 2019 Raporu

Merhabalar 🙂
Bu “aylık rapor” yazı dizisi uzun zamandır aklımda olan bir şeydi aslında. Bütün bir ay boyunca öğrendiklerimi, gördüklerimi vb. paylaşmak ve geçen bir aylık süreçte kendime neler kattığımı görmek ve bir kişisel arşiv oluşturmak başlıca hedeflerim. Uzun sürecek bir yazı dizisi olması dileğiyle.

31 Mayıs 2017… Prag’a 3 aylık bir staj yapmak için geldiğim tarih ve o tarihten beri bu güzel şehirde yaşıyorum ve çalışıyorum. Bütün bu geçen zamanda bana her zaman her konuda destek olan ve bir patrondan daha çok bir Ağabey olan Yalın Yüregil’e ne kadar teşekkür etsem azdır. Yeye Agency olarak güzel işler yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Jack Ma’nın dediği gibi, 20-30 yaşları arasındaysanız kendinizi geliştirecek, bütün işi öğrenecek bir patron bulun 😀 Bu ayın başında Yalın ağabey ile çekildiğimiz bir fotoğraf 🙂


Bu ayla birlikte ilkokuldayken Göktürk alfabesindeki harfleri temel alarak kendim için oluşturduğum alfabeyle günlüğümü yazmaya başladım. Bence insanın korkusuz ve özgür bir şekilde içindekileri dökecek bir dostu veya kendini ifade edecek bir uğraşı olmalı. Elbette çevremde bir sürü dostum var ama kendimi yaratıcı ve farklı şeylerle ifade etmek beni daha mutlu ediyor. Günlüğüme ilerde çizimlerde eklemek istiyorum 🙂


Haziran ayının sonlarında Speak Easy Hiking ekibiyle Český Krumlov yakınlarındaki Kleť dağına çıktık. Özellikle Vojtech için muhteşem bir hiking olmuştu, zira yukarı teleferik ile çıkarken aşağı inerken kickbikeları kullandık. Yani aslında pratikte pekte bir hiking olmadı ama bu zamana kadar yaptığımız hiking etkinliklerinin en eğlencelisi olduğunu itiraf etmeliyim 🙂 

Speak Easy Hiking: Klet

Prag’da her yıl Haziran ayının 8’inde Müze Gecesi düzenlenir. Bu gece kapsamında özellikle Ulusal Galeriye ait ve bazı özel müzeler saat 19-01 arası kapılarını ziyaretçilerine ücretsiz olarak açarlar. Geçen sene 5 tane müze ziyaret etmiştim bu vasıtayla ve bu sene için yine 5 kadar müze ziyaret etmeyi hedefledim ama sadece ikisini ziyaret edebildim. Bir tanesi Prag Şehir Müzesi, diğer Vitkov tepesinde yer alan Ulusal Anıt Müzesi oldu. Şehir müzesi Prag’ın tarihi hakkında eserler, çizimler barındırıyor. En güzel ve görülmeye değer çalışma ise kuşkusuz minyatür Prag. Bu minyatür şehrin ilk kurulduğu yer olan Old Town, Mala Strana ve Prag Kalesi civarını içeriyor. İkinci durağımız ise Vitkov’du. Ulusal Anıt müzesinin terasına çıkarak hem gün batımının hemde Prag manzarasının tadını çıkarttık 🙂 İş arkadaşlarım Melis ve Sebiha ile çekildiğimiz anı fotoğraflarımız.

2019 Müze Gecesi

Ne kadar üçüncü bir dil öğrenme çabaları içinde olsamda henüz hangi dil olduğuna tam karar veremedim. Kulağa hoş gelmesi ve kısmen kolay olması nedeniyle gönlüm İspanyolca‘ya kaymış durumda. Umarım ilerleyen aylarda bir ilerleme sağlarım.

Bu ay içerisinde zamanın bazen hızlı bazen yavaş geçmesiyle ilgili çok güzel bir yazı (eng) okudum. Zamanı yavaşladığını hissetmek için sürekli yeni insanlarla tanışmak, yeni yerler görmek ve yeni şeyler öğrenmek gerekiyormuş. Bu beynide genç ve dinç tutan bir eylem şüphesiz. Aklıma durdurun zamanı yetişemiyorum, şiiri geldi 🙂

Okuduğum bir diğer yazı ise verimlilikle ilgiliydi. Malum herkesin beden ve mental saatlerine göre verimli oldukları saatler farklı. Bazıları gece yarıları daha verimli olurken, bazıları ise sabahları. Bu konuyla ilgili güzel bir yazı. Ben geceleri oldukça verimli olan ama sabah erkenden kalkmayı seven biriyim, durumlar karışık 😀


Youtube çoktan bir çok insan televizyondan daha fazlasını ifade ediyor, gerçi televizyon ekranlarınıda online platformlar için kullanıyoruz. Neyse, bu ay Barış Özcan’ın kanalında çok güzel videolar izledim. Mutluluğu anlatan dünyadan 10 kelime, yeni sezonu yayınlanan Black Mirror dizisinin ikinci bölümüyle alakalı güzel bir video, 90 günden okunacak 12 kitap ve 56 yıldır çekilen belgesel videosu favorilerimdi.

İzlediğim ve beğendiğim TED Talks videoları ise şunlar. Lýdia Machová çok dil konuşan biri (poliglot) ve kendisi gibi çok dil konuşanların ortak özellikleriyle ilgili çok güzel bir konuşma yapmış.

Lera Boroditsky ise konuşmasında dilin düşünme biçimimizi, hareketlerimizi, hayata bakışımızı nasıl şekillendirdiğiyle ilgili farklı ülkelerden örneklerle açıklıyor.

Bir diğer konuşma ise Robert Waldinger adında bir araştırmacının Harward Üniversitesi tarafından 75 yıldır süregelen bir araştırmanın sonuçlarıyla ilgili. Hayatımızı güzelleştiren nedir?


Bu ay iki tane çok güzel film izledim. Bunlardan biri Dogtooth, yani Köpek Dişi. Yunanlı yönetmen Yorgos Lanthimos‘un yazıp yönettiği filmde ebeveynlerin tarafından dış dünyadan izole bir şekilde büyütülen 2 kız, 1 erkek kardeşin hayatlarını anlatılıyor. Bütün bildikleri anne ve babalarının söyledikleriyle kısıtlı olan ve dış dünyayla ilgili tek gördükleri şeyin uçak olduğu filmde özgürlüklerine kavuşmaları için tek yolun köpek dişinin çıkması. Film rahatsız edici derecede iyi çekilmiş ve minimalist görüntülerle insanın ruhunu okşuyor. Başka ve aslında çok alışkın olduğumuz bir dünyanın varlığını gözümüze sokuyor. Puanım 9/10.

Dardenne Kardeşlerin filmlerini hep bir zevk ve dikkatle izlemişimdir. Onlara ait olduğu bilmeden Two Days One Night, Rosetta, The Child gibi filmlerini izlemiştim. Son filmlerinden biri olan The Uknown Girl filmini izledim. Filmde herkes tarafından sevilen ve sayılan bir doktorun çalıştığı klinikte kapılarını çalan bir kıza kapıyı açmaması sonucu ve bu olaydan sonra o kızın ölmesiyle başlayan suçluluk, gerçeği arama ve vicdanı rahatlatmak için doktorumuzun çabasını ele almakta. Dardenne Kardeşlerin bir önceki filmlerinden alışkın olunan bir doğallık ve sadelik hakim filmde. Sosyal ve insan psikolojisi, davranışı gibi konularla ilgili film sevenlere kesinlikle öneririm 🙂 Puanım 9/10.


Hala Goethe’nin Genç Werther’in Acıları kitabını okuyorum, fakat bir kaçtane çok güzel kitap önerisi aldım. Onlarıda burada paylaşmak istiyorum. Davranışsal Ekonomi alanında Nobel ödüllü araştırmacı Daniel Kahneman‘ın kitabı Yavaş ve Hızlı Düşünme okunacaklar listemde ilk sırada. Felsefe her zaman sevdiğim bir alan olmuştur, 101 Anekdotta Felsefe Tarihinde Yolculuk kitabını da listeme ekledim. Yürümeyi çok seven biri olarak Yürümenin Felsefesi kitabı beni en çok heyecanladıran kitap oldu. Yakın bir zamanda okuyamacağımı bilsemde bu kitapların sahibi olmak istiyorum. Bununla ilgili Japonların Tsundoku kelimesi “kitap satın alıp okumama hastalığı” anlamına geliyor. Sürekli kitap alanlar için Walter Benjamin şöyle demiş, “kitaplar aynı zamanda yaşamak içindir de“.

Haziran 2019 ayının kitapları

Bu ay yeni bir şehir ve yepyeni bir ülke gezdim. Amerika ve Avrasya kıtalarının sıkıştırmasıyla oluşmuş volkanik bir ülke: İzlanda. 300 bin nufüsü, muhteşem ve el değmemiş doğasıyla yazları sıcaktan bunalanlar, gün ışığına doymak isteyenler için liste başı olabilir. Bu gezim hakkında ayrı bir yazı yazacağım için bu kadar bahsetmem yeterli 🙂


Bu ay boyunca oldukça güzel müzikler keşfettim. Haziran 2019 Raporumu Spotify müzik listemle kapatıyorum 🙂